Takip Et

Güncel

TTB: İktidar sağlık çalışanlarını korumadı

17 Mart 2020 ile 31 Mayıs 2021 tarihleri arasında koronavirüs nedeniyle 403 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiğini açıklayan Türk Tabipler Birliği, “Ölen sağlık çalışanlarının yaş ortalamasının düşük olması, iktidarın sağlık çalışanını yeterince korumadığının bir diğer göstergesidir” dedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Türkiye’de Sağlık Çalışanı Ölümlerinin Anlattığı” adlı raporunu yayımladı.  17 Mart 2020 ile 31 Mayıs 2021 tarihleri arasında koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaşamını yitiren sağlıkçıların ölümlerinin değerlendirildiği raporda, sağlık politikaları ve sağlıkçıların durumuna dikkat çekildi.  

Sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılıksız bırakılmadığı ve çalışma koşullarının bilimsel yöntemlerle iyileştirilmesi halinde ölümlerin önlenebileceği vurgulayan raporda, Türkiye’de sağlıkçıların haklarının ölümlerinden sonra dahi gasp edildiği kaydedildi. Raporda, Kovid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için önerilen yasa tasarısının Meclis’te görüşülmediği anımsatılarak, bu talebin kabul edilmesi çağrısı yapıldı. 

Raporda, devamla şu bilgilere yer verildi: “Kovid-19 nedeniyle yaşamını kaybeden hekimlerin yüzde 13,8’i işyeri hekimi; yüzde 13,8’i aile hekimi olarak çalışıyordu. Kovid-19 nedeniyle yaşamını kaybeden 403 sağlık çalışanının 48’inin ek hastalık bilgisine ulaşılabildi. Bu 47 hekimin sadece yüzde 14,9’unda (7 kişi) ek hastalık yoktu. Ek hastalığı olan 40 hekimde hipertansiyon, diyabet, kanser, kardiyovasküler hastalıklar gibi bir ya da birden çok hastalık vardı.

25 bin 993 ölüm

Sağlık çalışanlarından yüzde 68,4’ü 2020 yılının Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2021 Ocak ayında Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre pandeminin başından 2021 Ocak ayına kadar Türkiye’de Kovid-19’a bağlı 25.993 ölüm gerçekleşmiştir. Bu ölümlerin yüzde 75,4’ü yukarıda belirtilen 5 ayda gerçekleşmiştir. Kovid-19 nedeniyle 2021 yılının Ocak ayında ölen hekimlerin yüzde 85,7’si; 2021 yılının Şubat ayında ölen hekimlerin yüzde 75,0’i; 2021 yılının Mart ayında ölen hekimlerin yüzde 80’i; 2021 Mayıs ayında ölen hekimlerin yüzde 83,3’ü özel bir sağlık kurumunda çalışmaktaydı.

Pandeminin ilk üç ayındaki sağlık çalışanı ölüm sayısının, sonraki 12 ayda gerçekleşen sağlık çalışanı ölüm sayısından çok düşük olması hiçbir değerlendirme yapılmadığını ve önlem alınmadığını gösteriyor. Pandeminin ilk 3 ayındaki ölümlerin nedenleri iyi irdelenmiş ve bu değerlendirmeye bağlı ek önlemler alınmış olsaydı ölümlerin tamamının önüne geçilebilirdi. Ayrıca Sağlık Bakanlığı, açıkladığı şekilde 2020 Aralık ayında sağlık çalışanlarını aşılayabilseydi 2021 yılında gerçekleşen ölümlerin önemli bir kısmı olmayacaktı. Ölen sağlık çalışanlarının yaş ortalamasının düşük olması, iktidarın sağlık çalışanını yeterince korumadığının bir diğer göstergesidir. Erkek sağlık çalışanları için yaş ve ek hastalık, ölümlerde belirleyici olmuştur. Sağlık çalışanlarında ölüm sayısının, işçi statüsündekiler için 50 yaş ve altında daha fazla olması, pandeminin sınıfsal olduğunun bir göstergesidir.

Emeğin değersizleştirilmesi 

Kovid-19 nedeniyle kaybettiğimiz hekimlerin sayısının fazla olması da sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması ve emeğin değersizleştirilmesi ile yakından ilgilidir ve bunlar çok yönlü irdelenmelidir. Ölen sağlık çalışanları içinde; özel sektörde çalışan hekim, diş hekimi, eczacı sayısı kamuda çalışanlardan daha fazladır. Hiç çalışmamaları gereken bir yaşta, ekonomik nedenlerle ve hatta emeklilik sonrası özel sektörü tercih eden bu çalışanlar için ek önlemlerin alınmaması, çalışma saatlerinin kısaltılmaması, ölümlerin daha fazla olmasında etkilidir. Kovid-19’a bağlı ölen eczacıların, eczacı teknisyenlerinin, aile hekimlerinin ve işyeri hekimlerinin oranı dikkate alındığında; çalışma mekanları başta olmak üzere bütün sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının irdelenmesi gerektiği görülecektir.”

Güncel konulu diğer haberler